Sunday, November 18, 2007

Özgürlük Kapanı


Akıl Oyunları adlı filmi seyretmiş miydiniz? Amerikalı ünlü matematikci John Nash' in gerçek hayat hikayesi. Ben izlemiş ve çok beğenmiştim. Yönetmenlerin pazarlama kaygısı gerekçesiyle olayları çarpıttığını, hasıraltı etttiğini bilmeme rağmen, gerçek hayat ve olaylara ait filmler, kurgu filimlere göre daha çok ilgimi çeker her zaman. Filmde baş rolü Russell Crowe oynuyordu ve yanlız aksiyon filmlerinde değil, psikolojik filmlerde de gayet başarılı olduğunu göstermişti. Filmde dahilik derecesinde zeki ama aynı zamanda psikolojik sorunları olan ve halüsinasyonlar gören matematik profesörü John Nash' in hayatı yine onun kendi gözünden anlatılıyordu ve yönetmenin ustalığı sayesinde izleyici neyin gerçek neyin düş ürünü olduğunu anlamakta zorluk çekiyordu; tıpkı John Nash gibi.

Filmi uzun uzadıya anlatmak istemiyorum ama izleyenler hatırlayacaktır; filmin sonlarına doğru John Nash' a Nobel ödülü veriliyordu. Psikolojik sorunları ve halüsinasyonları ile hayli badireler atlatan ve sonunda rahatsızlığı ile ilgili kontrolü eline alan John Nash' ı izlerken takdir etmiştim ama Nobel almasını gerektiren nedeni filmde anlıyamamıştım. Ta ki aşağıdaki linkteki belgeseli dinleyinceye kadar. Bu ses belgeselinde John Nash'in paranoyak kişiliği ile matematik dehasının birleşimi sonucu ortaya attığı ve bir şekilde ispatladığı "Oyun Kuramı" adlı teori anlatılıyor. Bu kurama göre eğer ilişkide bulunduğumuz her insanı bizim için potansiyel bir tehlike sayarsak ve aynı zamanda biz de onları potansiyel tehlike olarak görürsek, yani tüm ilişkilerimizi güvensizlik temeli üzerine inşa edersek, bu paronoyak yaklaşımdan uyum içinde yaşayan bir toplum doğar. İşte John Nash meğer bu tuhaf kuramı sayesinde Nobel almış. Şimdi şöyle sorabilirsiniz: Her ne kadar kendince ispatlamış olsa da, böylesine subjektif ve hatta biraz da hastalıklı kokan bir kuram için John Nash'a neden Nobel ödülü layık görülmüş?

Cevabı merak edenlere, yeni dünya düzeni hakkında biraz daha farkındalık kazanmak isteyenlere işte BBC Türkçe servisinin hazırladığı Özgürlük Kapanı belgeseli

http://www.bbc.co.uk/turkish/specials/1518_trap

Wednesday, October 17, 2007

Derkenar

Bir arkadaşım jet pilotu olan başka bir arkadaşımın işini tarif ederken “hani küçükken herkes olmak ister ama olamaz, işte o işi yapıyor” demişti. İşte Derkenar sitesinin yaratıcısı Necdet Şen’ de buna benzer bir şeyi başarmış.

Doğduk, büyüdük, okuduk, üniversitelere gittik, iş sahibi olduk bazı mevkiilere geldik ve sonra döndük baktık ve kendimize sorduk (sormadıysanız burada durun zaten): Neden bize her söyleneni yaptık, şu anda olduğumuz yer gerçekten olmak istediğimiz yer mi yoksa birileri bizi buraya mı ittirdi? Ya da sadece önümüze çıkan seçeneklerin daha iyi olanını seçtiğimiz için mi buradayız. Olduğumuz yerin ne kadarlık bölümü bizim gerçekten olmayı istediğimiz şeydi? Hayli bir bölümünü bitirdiğimiz bu hayattan beklentimiz ne idi, şimdi neredeyiz? Acaba daha farklı yollar izlenerek hayatımız daha anlamlı bir halde olabilir miydi? Daha kahramanca, daha özgün bir yol seçebilir miydik? Acaba çok mu korkak davrandık, çok mu sıradan davrandık? Niye hala böyle sorular soruyoruz, içimizi kemiren şey ne? Acaba artık her şey için çok mu geç?

İnsan dertlerine ortak ararmış. İşte buna benzer sorular içinizi tırmalıyorsa, cevaplardan çok sorularla ilgileniyorsanız bu yollarda hayli pabuç eskitmiş, hatta papuçsuz kalmış ama kendini akıntıya bırakmamayı başarmış Necdet Şen’ in benzersiz sitesi karşınızda.

Zaman ayırın, okumaya başlayın, kabul veya itiraz etmeniz gerekmiyor, bir bakın. Maalesef, siteyi biraz kurcalayınca anlayacağınız sebeplerden dolayı Derkenar medyada neredeyse hiç tanıtım bulamıyor. Necdet Şen'i takdir ettiğini sevdiğini düşündüğüm köşeyazarları sanatçılar bile bir gün olsun bir yerlerde bu siteyi tanıtma zahmetine katlanmıyorlar, web sitelerinde link bile vermiyorlar.


Zarar yok, eninde sonunda hem susamış suyu bulurmuş hem de su susamışı. Resimli Hayat Ansiklopedisi Derkenar' da iyi yolculuklar.


http://www.derkenar.com/